Gençler İçin Hadis-i Şerifler

Gençler İçin Hadis-i Şerifler
 
01-  Bir genç Peygamberimize gelerek: “Yâ Rasulullah! Bana zina yapmak için izin ver.” der. Orada bulunanlar gencin üzerine yürüyerek onu ayıplarlar ve men ederler. Onların aksine, Hz. Peygamber Sallallahü Aleyhi Vesellem, “O genci Bana getirin” der. Engin şefkatiyle önce genci dinledi ve: “Bu zina fiilinin annene yapılmasını ister misin?” diye sorar.
Genç: “Anam babam sana feda olsun ey Allah Teâlâ’nın Elçisi! Asla istemem!” diye cevap verir. Peygamberimiz: “(Başka) insanlar da anneleri için bunu istemezler” der.
Daha sonra, “Kızın için kabul eder misin?”, “Kız kardeşin için.”, “Halan için.”, “Teyzen için bunu ister misin?” diye sorar ve her defasında, “Hayır” cevabını alınca, Hz. Peygamber Sallallahü Aleyhi Vesellem da, “Diğer insanlar da buna razı olmazlar” der.
Sonra elini gencin üzerine koyup, “Yâ Rabbi bu gencin günahlarını affet, kalbini pak et, iffetini muhafaza et” diye dua eder. Genç ondan sonra böyle hiçbir menfi eğilim göstermez, zinaya yaklaşmaz. (Müsned, 5/256, 257)
Rasûlüllah Sallallahü Aleyhi Vesellem gençlerin yanına vardı ve şöyle dedi: “Sizden kimin evlenmeye gücü yeterse evlensin. Çünkü evlilik gözü haramdan alı kor; iffet ve namusu muhafaza eder. Evlenmeye gücü yetmeyen ise oruç tutsun. Çünkü (oruç), cinsî arzuyu azaltır. (Müslim, Nikâh 1)
02-  Bir genç yaşlı bir insana yaşlılığından dolayı ikramda bulunursa, yaşlandığı zaman kendisine ikramda bulunacak bir kimseyi Allah Celle Celâlüh ona musahhar kılar. (Tirmizi, Birr 75)
03-  Allah Teâlâ Hazretleri kötülüğe iltifat etmeyen genci, emsallerine karşı üstün tutar. (Feyzul Kadir, 2/263, no: 1799)
04-  Bir genç Peygamber Sallallahü Aleyhi Vesellem’a gelerek: “Ya Rasûlullah! Senden beni kıyamet gününde şefaat ettiğin kimselerden biri yapmanı istiyorum!” dedi. Peygamber Sallallahü Aleyhi Vesellem Efendimiz: “Kıyamet günü sana şefaat edeceğim kişilerden birisin, ancak sen de çokça secde ederek, nefsine karşı bana yardımcı ol.” buyurdu. (Taberani, Mu’cemü’lKebir, 20/365, 18037)
05-  Hiçbir anne baba, çocuğuna güzel edep ve terbiyeden daha iyi bir ikramda bulunamaz. (İbn Mace, Edep, 3. Tirmizi, Birr, 33)
06-      Delikanlı! Sana bazı sözler öğreteceğim: Allah Teâlâ’nın hakkını koru ki Allah da seni korusun. Allah Teâlâ’nın hakkını gözet ki O’nu hep yanında bulasın. Bir şey istediğinde Allah Teâlâ’dan iste. Yardım dilediğinde Allah Teâlâ’dan yardım dile. Şunu bilmelisin ki, bütün toplum (varlık âlemi) bir konuda senin yararına bir şey yapmak için bir araya gelse ancak Allah yazmışsa sana destek verebilirler. Yine bütün toplum sana zarar vermek için bir araya gelse ancak Allah yazmışsa sana zarar verebilirler. Zira kalemler kaldırılmış, sayfalar kurumuştur. (Tirmizi, Sıfatu’lKiyame, 59)
07-      Kişi arkadaşının dini ve ahlâkı üzeredir. Öyle ise sizden biriniz kiminle arkadaşlık kurduğuna iyi baksın. (Tirmizi, Zühd, 45. Ebu Davut, Edep, 16)
08-      Gençliğin tehlikelerinden sakınınız. (Kenzü’lUmmâl, 2/258)
09-      Huşu duyan gençler, (namaz kılarak) rükû eden yaşlılar, emzikli bebekler ve otlayan hayvanlar olmasaydı mutlaka başınıza azap yağardı. (Ebu Ya’la, Müsned, 11/287)
010-  İnsanlar içinde Yüce Allah Teâlâ’nın en sevdiği kimse, kötülükleri terk edip, iyiliklere yönelen gençtir. (Ebu Davut, Salât, 26)
011-  Ben mescidde oynayan Habeşlileri seyrederken Rasûlullah Sallallahü Aleyhi Vesellem`ın beni ridası ile örttüğünü hatırlıyorum. Bu hal ben seyretmekten usanıncaya kadar devam etti. Benim gibi, genç yaşında bir kızın eğlenceye ne kadar düşkün olacağını varın siz takdir edin. Ravi: Aişe No: 5341
012-  Herhangi bir kişi genç yaşlardayken evlenirse, şeytan şöyle çığlık atar: “Vay başıma gelene! Bu benden dinini korudu.” (3: 141, No: 2954)
013-  Enes’den Radiyallahü Anh rivayetle Peygamber Sallallahü Aleyhi Vesellem Efendimiz Şöyle buyurdular: Bir genç bir yaşlıya yaşlılığından dolayı saygı gösterirse, Allah da yaşlandığında kendisine saygı gösterenleri yaratır. (5: 425, Hadîs No: 7831)
014-  Rasulullah Sallallahü Aleyhi Vesellem Şöyle buyurdular;
Beş şey gelmeden evvel beş şeyi fırsat bil:
·  Ölüm gelmeden önce hayatının,
·  Hastalık gelmeden önce sağlığının,
·  Meşguliyet gelip çatmadan önce boş vaktinin,
·  İhtiyarlık gelmeden önce gençliğinin,
·  Fakirlik gelmeden önce zenginliğinin. (Münavî, Feyzu’lKadîr, 2/16)
015-  Gençlerinizin en hayırlısı, (sefahetten uzak durmakta ve temkinli davranmakta) ihtiyarlara benzeyendir. Yaşlılarınızın en fenası ise, (başını gaflete sokmakta ve nefsinin arzularına uymakta) gençler gibi yaşayandır. (Heysemî, Mecmau’zZevaid, 10/270; İbn Hacer, elMetalibu’l Aliye, 3/3)
016-  Peygamber Sallallahü Aleyhi Vesellem Efendimiz Şöyle buyurdular; Allah Celle Celâlüh, gayri meşru şehvet peşinde olmayan genci pek beğenir. (Müsned, 4/151)
017-  Senin Rabbin, kendisinde eğlencelere ve fani zevklere karşı meyil bulunmayan, gençliğini Hakk’a itaat yoluna bağlayan ve gayri meşrû şehvet peşinde olmayan bir genci pek beğenmekte ve ondan çok hoşnut olmaktadır. (Ukbe b. Amir’den Radiyallahüu anh, Ahmed b. Hanbel, Müsned, 4/151; Taberani, elMucemu’lKebir, 17/309; Heysemi, Mecmau’zZevaid, 10/477; Müsnedi Haris, 2/986; Abdullah b. Mübarek, Zühd, 1/118; Müsnedi Şihab, 1/336; Acluni, Keşfu’lHafa, 1/286, no: 748)
018-  Altı şey güzeldir. Fakat bu altı şey, altı sınıf insanda olunca daha güzeldir:
·  Adâlet güzeldir, fakat idârecilerde olursa daha güzeldir.
·  Cömertlik güzeldir, fakat zenginlerde olursa daha güzeldir.
·  Dinde titiz olmak (vera’ sahibi olmak, şüpheli hususları terk etmek) güzeldir, fakat âlimlerde olursa daha güzeldir.
·  Sabır güzeldir, fakat fakirlerde olursa daha güzeldir.
·  Tevbe güzeldir, fakat gençlerde olursa daha güzeldir.
·  Hayâ güzeldir, fakat kadınlarda olursa daha güzeldir. (Deylemi, Münavi, Feyzu’lkadir, 4/378, h. no: 5685)
019-  “Dünyanın lezzetini ve eğlencesini terk eden, gençliğini Allah Teâlâ’ya itaat ile karşılayan hiçbir genç yoktur ki Allah o gence yetmiş iki sıddîk’ın sevabını vermemiş olsun. Allah Teâlâ kendisine has münezzehiyet ve mukaddesiyetiyle o gençle iftihar eder ve ona şöyle der: Ey şehvetini Benim için bırakan genç! Ey gençliğini Bana adayan yiğit! Sen Benim nezdimde meleklerimin bazısı gibisin.” (Hz. Ömer’den, Radiyallahüu anh; Ebu Nuaym, Hilyetu’lEvliya, 4/139, 5/237; Ali elMüttaki, Kenzu’lUmmal, 15/1201, no: 43106, 43107)
020-  Peygamber Efendimiz gençliği “Ashabım yıldızlar gibidir, hangisine uyarsanız sizi doğru yola iletir.” ifadeleri ile yücelttiği kendisinden sonra gelen en şerefli insanlara vasiyet etmiştir. Dolayısıyla gençlik, kime vasiyet edildiğinin şuuruyla hareket ederek onlara layık olma noktasında ellerinden gelen en üstün cehd ve gayreti göstermelidir. Bundan dolayı olacak, İbn Mes’ud hazretleri ilim talebinde bulunan, ilim öğrenmek için yola koyulan gençleri gördüğünde onları: “Ey hikmet pınarları ve zulmeti aydınlatan kandiller!” diyerek kucaklardı. (Beyhaki, Şuabu’lİman, 2/271)
021-  Allah Teâlâ yaşından ötürü bir ihtiyara saygı gösteren gence, yaşlılığında hizmet edecek kimseler lutfeder. (Enes b. Malik ve Vâsile b. Eska’dan, Radiyallahüu anhumâ, Taberani, Mucemu’lKebir, 22/83; Ebu Yala, Müsned, 13/389; Beyhakî, Şuabu’lİman, 6/168)
022-  Biz aynı yaşlarda bir grup genç Rasûlullah’a Sallallahü Aleyhi Vesellem gelmiş ve yirmi gün boyunca yanında kalmıştık. Rasûlullah Sallallahü Aleyhi Vesellem çok merhametli ve şefkat dolu bir kimseydi. Bizim yakınlarımızı özlediğimizi anlayınca, geride ailemizden kimleri bıraktığımızı sordu. Biz de kendisine söyledik. O zaman şöyle buyurdu: “Haydi ailenizin yanına dönün ve onların yanında kalarak kendilerini bilgilendirin. Onlara şu namazı şu vakitte, bu namazı bu vakitte kılmalarını söyleyin. Namaz vakti geldiğinde içinizden biri ezan okusun, en yaşlınız da size imam olsun.” (Ebû Süleyman Mâlik İbni Huveyris’den Radiyallahüu anh, Buhârî, Ezân 17, 18, 49, 140, Cihâd 42, Edeb 27, Âhâd 1; Müslim, Mesâcid 292)
023-  Dünya tatlıdır ve manzarası hoştur. Şüphesiz ki Allah dünyanın idaresini size verecek ve nasıl davranacağınıza, ne gibi işler yapacağınıza bakacaktır. O halde dünyadan sakının ve kadınlardan korunun. (Ebû Saîd elHudrî’den Radiyallahüu anh, Müslim, Zikr 99)
024-  Benden sonra erkeklere kadınlardan daha yaman bir imtihan unsuru bırakmadım. (Üsame b. Zeyd’den Radiyallahüu anhumâ, Buhari, Nikâh 17; Müslim, Zikr 97)
025-  Ebu Said el Hudri hazretleri gençleri görünce onlara şöyle seslenirdi: Ey Allah Rasûlü’nün vasiyetleri, sizlere selâm olsun, Merhaba! Allah Rasûlü meclis ve toplantılarda sizlere yer açmamız, sizlere anlatmamız hususunda bize vasiyette bulunmuştu. Çünkü sizler bizim halefimizsiniz ve bizden sonra gelip hizmet edecek (ehli) kimselersiniz. (Ebu Said el Hudrî’den Radiyallahüu anh, Beyhaki, Şuabu’l İman, 2/275)
026-  Cerîr Radiyallahüu anh şöyle demiştir: Rasûlullah Sallallahu Aleyhi Vesellem’e ‘Ansızın görme’nin hükmünü sordum. Bana “Hemen gözünü başka tarafa çevir! “buyurdu. (Cerîr b. Abdillah’dan Radiyallahüu anh, Müslim, Âdâb 45. Ayrıca bk. Ebû Davûd, Nikâh 43; Tirmizî, Edeb 28)
027-  “Nazar (bakış) şeytanın zehirli oklarından bir oktur. Kim Benim korkumdan dolayı harama bakmayı terk ederse, kalbine öyle bir iman neşvesi ve halâveti (tatlılığı) atarım ki, onun zevkini gönlünün derinliklerinde duyar.” (Abdullah b. Mesud’dan Radiyallahüu anh, Hâkim, Müstedrek, 4/349; Ahmed b. Hanbel, Müsned, 5/264; Taberani, el Mucemu’lKebir, 10/173; Müsnedi Şihab, 1/195)
028-  Yine Efendimiz şöyle buyurur: “Üç kimse vardır ki (kıyamet günü) onların gözleri ateşi görmeyecektir: Allah yolunda uykusuz kalan göz, Allah korkusundan ağlayan göz ve Allah Teâlâ’nın bakmasını yasakladığı şeylerden sakınan göz.” (Tirmizî, Nesâî, Ahmed b. Hanbel Derecesi: Hasen)
029-  Allah Rasûlü Efendimiz Sallallahü Aleyhi Vesellem öncelikle Hazreti Ali efendimize, ikinci olarak da bütün ümmetine hitaben, “Ya Ali, birinci bakış lehinedir, fakat ikincisi aleyhinedir” buyurmuştur. (Tirmizi 5/101; Ebu Davud, 1/652)
030-  Erkek, erkeğin avret yerine, kadın da kadının avret yerine bakmasın. Bir erkek başka bir erkekle; bir kadın da başka bir kadınla bir örtü altında yatmasın. (Ebû Saîd el Hudrî’den Radiyallahüu anh, Müslim, Hayz 74; Ayrıca bk. Tirmizî, Edeb 38; İbni Mâce, Tahâret 137)
031-  Başka bir gölgenin bulunmadığı Kıyamet gününde Allah Teâlâ yedi insanı, arşının gölgesinde barındıracaktır: Âdil devlet başkanı, Rabbına kulluk ederek temiz bir hayat içinde serpilip büyüyen genç, Kalbi mescidlere bağlı müslüman, Birbirlerini Allah için sevip buluşmaları da ayrılmaları da Allah için olan iki insan, Güzel ve mevki sahibi bir kadının beraber olma isteğine “Ben Allah Teâlâ’dan korkarım” diye yaklaşmayan yiğit, Sağ el inin verdiğini sol el inin bilemeyeceği kadar gizli sadaka veren kimse, Tenhâda Allah’ı anıp gözyaşı döken kişi.” (Ebû Hüreyre’den Radiyallahüu anh, Buhâri, Ezan 36, Zekât 16, Rikak 24, Hudûd 19; Müslim, Zekât 91)
032-  Ey gençler topluluğu! Sizden evlenmeye gücü yeten ve imkânı olan kimse hemen evlensin. Çünkü evlilik, gözü ve namusu (haramdan) korumada en etkili yoldur. Evlenmeye gücü yetmeyen ve imkânı olmayanlar ise oruç tutsunlar. Çünkü oruç kişinin şehvetini kırar(n) bir kalkandır. (Abdullah b. Mes’ûd’dan Radiyallahüu anh, Buhari, Nikah 10; Müslim, Nikah 1; Ebu Davud, Nikah 1; Tirmizi, Nikah 1; Nesai, Sıyam 43)
033-  Çocuklarınıza yedi yaşındayken namaz kılmalarını söyleyiniz. On yaşına bastıkları hâlde kılmazlarsa kendilerini cezalandırınız, yataklarını da ayırınız. (Abdullah İbni Amr İbni Âs’dan Radiyallahüu anh, Ebû Dâvûd, Salât 26)
034-  Rasûlullah Sallallahü Aleyhi Vesellem başın bir kısmını tıraş edip bir kısmının (perçem olarak) bırakılmasını yasakladı. (Abdullah İbni Ömer’den Radiyallahü anhümâ, Buhârî, Libâs 72; Müslim, Libâs 72, 113. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Tereccül 14; Nesâî, Zînet 5, 58; İbni Mâce, Libâs 38)
035-  Allah Rasûlü, bir keresinde “Döğme yapan, yaptıran, yüzünün tüylerini yolan, güzel görünsün diye dişlerini seyrekleştiren, Allah Teâlâ’nın yarattığını bozan kadınlara Allah lânet etsin” demişti. Bir kadının bu rivayet eden İbni Mes’ûd’u aşırı gitmekle suçlaması üzerine bu defa; “Peygamberin lânet ettiği kimseye niçin lânet etmeyecekmişim? Peygamberi izlemek Allah Teâlâ’nın kitabında emredilmiştir. Allah Teâlâ; “Peygamber size ne verirse onu alın, sizi nehyettiğinden de uzak durun!” (Haşr sûresi, 59/ 7) buyurdu, demiştir. (Abdullah İbni Mes’ûd’dan Radiyallahüu anh, Buhârî, Tefsîru sûre (59), 4; Libâs 82, 84, 85, 87; Müslim, Libâs 120. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Tereccül 5; Tirmizî, Edeb 33; Nesâî, Zînet 24, 26, 71; İbni Mâce, Nikah 52)
036-  Allah Rasûlü hicret ettikten, Habeşistan’a hicret eden sahabiler de Habeş’ten geldikten sonra Şam tarafına Kelb, Bülkîn, Gassan ve Şam’daki Arap küffara iki bölük (ordu) göndermişti. Bu ordulardan birinin başına da kumandan olarak Ebu Ubeyde b. Cerrah’ı tayin etmişti. (Muhammed b. Şihab ez Zührî’den, Radiyallahüu anh, Abdürrezzak, Musannaf, 5/452; Said b. Mansur, Sünen, 2/317; Bezzar, Müsned, 3/204; Ali el Müttaki, Kenzul ummal, 3/1135)
037-  Beş şey gelmeden şu beş şeyi ganimet bilin: Yaşlılık gelmeden gençliğinin, hastalık gelmeden sağlığının, fakirlik gelmeden zenginliğinin, meşguliyet gelmeden boş vaktinin, ölüm gelmeden de hayatının… (İbn Abbas ve Amr b. Meymûn’dan Radiyallahüu anhum Hâkim, Müstedrek, 4/341; İbn Ebi Şeybe, Musannaf, 7/77; Beyhakî, Şuabu’lİman, 7/263; Hilyetu’lEvliya, 4/148)
038-  “Allah, altmış yıl ömür verdiği kişinin mazeret gösterme imkânını ortadan kaldırmıştır.” (Ebû Hüreyre’den Radiyallahüu anh, Buhârî, Rikak 5)
039-  “Abdullah! Falan adam gibi olma! Çünkü o, gece ibadetine devam ederken artık kalkmaz oldu.” (Abdullah İbni Amr İbni Âs’dan Radiyallahüu anhümâ, Buhârî, Teheccüd 19; Müslim, Sıyâm 185)
040-  Allah Teâlâ’nın Rasûlü, “Abdullah ne iyi adam! Keşke bir de gece namazı kılsa!” buyurdu. O günden sonra, pek az bir kısmı dışında geceleri uyumayıp ibadet ettim. (Buhârî, Teheccüd 2, 21, Fezâilü’ssahâbe, 19, Ta`bîr 25, 36; Müslim, Fezâilü’ssahâbe 139, 140)
041-  İnsanların en hayırlısı, ömrü uzun ve ameli de güzel olandır. (Ebû Safvân Abdullah İbni Büsr el Eslemî’den Radiyallahüu anh, Tirmizî, Zühd 21, 22)
042-  Dünyada tıpkı bir “garip” hatta bir “yolcu” gibi davran! (Abdullah b. Ömer’den, Radiyallahüu anhümâ, Buhârî, Rikak 3. Ayrıca bk. Tirmizî, Zühd 25; İbni Mâce, Zühd 3)
043-  Kim bir topluluğa benzemeye çalışırsa, onlardandır. (Abdullah b. Ömer’den Radiyallahüu anhümâ, Ebu Davud, Libas 5; İbn Ebi Şeybe, Musannaf, 7/639; Abdürrezzak, Musannaf, 11/454)
044-  Rasûlullah Sallallahü Aleyhi Vesellem örtünme çağına girmiş genç bir kızdan daha utangaçtı (hayâlı idi). Hoşlanmadığı bir şey gördüğünde bunu yüzüne bakınca anlardık. (Ebû Saîd el Hudrî’den Radiyallahüu anh, Buhârî, Menâkıb 23, Edeb 72, 77; Müslim, Fezâil 67)
045-  Allah, gençliğini, Kendisine itaat dairesinde geçiren genci sever. (Abdullah b. Ömer’den Radiyallahüu anhüma, Abdullah b. Mübarek, Kitabu’zZühd ve’rRekâik, no: 464; Acluni, Keşfu’lHafa, 1/286, no: 748; Sehavi, Makasıdı Hasene, 1/68; Ali el Müttaki, Kenzu’lUmmal, 15/776, no: 43060)
046-  Rasûlullah Sallallahü Aleyhi Vesellem, kadınlara benzemeye çalışan erkeklere ve erkeklere benzemeye çalışan kadınlara lânet etti. (Abdullah İbn Abbas’dan Radiyallahüu anhüma, Buhârî, Libâs 61, 62; Ebû Dâvûd, Libâs 28; Tirmizî, Edeb 24; İbni Mâce, Nikâh 22)
047-  “Kim bana, iki çene ve apış arası mevzuunda söz verir, kefil olursa, ben de ona Cennet için kefil olurum.” (Sehl b. Sa’d’dan Radiyallahüu anh, Buhari, Rikak 23; Tirmizi, Zühd 60; Ahmed b. Hanbel, Müsned, 4/398, Hâkim, Müstedrek, 4/397399)
048-  “Cennet çepeçevre nefsin hoşuna gitmeyen şeylerle sarılmış, Cehennem de (bedenî arzu ve iştihâları kabartan) şehevâtla...” (Enes b. Malik’den Radiyallahüu anh, Buhari, Rikak 28; Müslim, Cennet 1)
049-  Lakît İbni Âmir Nebî Sallallahu Aleyhi Vesellem’e gelip: – Babam çok yaşlıdır. Ne hac, ne umre yapabilir, ne de sefere çıkabilir. (Ne emir buyurursunuz?) deyince Hz. Peygamber de: “O halde babanın yerine sen haccet ve umre yap! “buyurdu. (Lakît İbni Âmir’den Radiyallahüu anh, Ebû Dâvûd, Menâsik 25; Tirmizî, Hac 87. Ayrıca bk. Nesâî, Menâsik 2, 10; İbni Mâce, Menâsik 10)
050-  Hz. Zeyd İbn Sabit anlatıyor: “Rasûlullah Sallallahü Aleyhi Vesellem bana emretti, ben de onun için, Yahudi yazısını (Süryaniceyi) öğrendim. Şöyle demişti: “Allah Teâlâ’ya yemin olsun, ben yazı işimde Yahudi’ye güvenemiyorum.” (Zeyd) der ki: “Allah Teâlâ’ya yemin olsun bir ayın yarısı geçmeden, o yazıyı öğrendim ve maharet kazandım. Rasûlullah’ın onlara olan mektuplarını yazıyor, onların gönderdiklerini de ona okuyordum.” (Zeyd b. Sâbit’den Radiyallahüu anh, Buhari, Ahkam 40; Ebu Davud, İlm 2; Tirmizî, İstizan 22; Ahmed b. Hanbel, Müsned, 5/182; Hâkim, Müstedrek, 3/477; Taberanî, el Mucemul Kebir, 5/155156)
051-  “Şunu iyi bilin ki, insan vücudunda küçücük bir et parçası vardır. Eğer bu et parçası iyi olursa, bütün vücut iyi olur. Eğer o bozulursa, bütün vücut bozulur. İşte bu et parçası kalbdir.”. (Nu’mân İbni Beşîr’den Radiyallahüu anhümâ, Buhârî, Îmân 39, Büyû’ 2; Müslim, Müsâkat 107, 108)
052-  İki nimet vardır ki, insanların çoğu bu nimetleri kullanmakta aldanmıştır: Sıhhat ve boş vakit. (İbni Abbas’dan Radiyallahüu anhümâ, Buhârî, Rikak 1. Ayrıca bk. Tirmizî, Zühd 1; İbni Mâce, Zühd 15)
053-  Din kolaylıktır. Dini aşmak isteyen kimse, ona yenik düşer. O halde, orta yolu tutunuz, en iyiyi yapmaya çalışınız, o zaman size müjdeler olsun; günün başlangıcından, sonundan ve bir miktar da geceden faydalanınız.” (Ebû Hüreyre’den radıyallanu anh, Buhârî, Îmân 29. Ayrıca bk. Nesâî, Îmân 28)
054-  Hz. Ömer Radiyallahü Anh’a atfedilen bir sözde: Hz. Ömer Radiyallahü Anh Efendimiz’in: “Namaz kılan yaşlıyı severim ama namaz kılan ‘GENCE’ aşığım.” Buyurduğu rivayet edilmektedir

Comments

Popular posts from this blog

Esmaül Hüsna (Arapça- Türkçe) دُعٰٓاءُ اَسْمٰٓاءُ الْحُسْنٰى

Şifa Salavâtı (Salavâtı Tıbbil Kulubi/Salâvatı Tıbbiye)

Kayıp Bulma Duaları