Günahın Ne Kadar Çok Olsa da...
Günahın Ne Kadar Çok Olsa da...
Hazreti Ali Radiyallahü Anh, günâhkâr olup
ümidini kaybeden birine şöyle buyurur: "Senin günâhın ne kadar çok olsa da
Rabbimizin rahmetinden daha çok olamaz!"
Günahlar; Kebâir (Büyük günâhlar) ve segâir
(Küçük günâhlar) diye ikiye ayrılır. Bazı hâllerde küçük günâhlar büyük olur.
Dikkat edilmezse tehlike çanları çalıyor demektir. Bunlardan bir kısmı aşağıda
yazılmıştır:
Küçük de olsa günâh işlemekte ısrar etmek;
devamlı yapmaktır: "Damlaya damlaya göl olur" demişler. Tekrar
etmeyen büyük günâhın affı, devamlı işlenen küçük günâhın affından daha çok
umulur. Bir taş üzerine çokça bir su dökülse, taşta bir iz bırakmadan akıp
gider. Aynı su damla damla taşa akıtılırsa iz bırakır.
Günâhı küçümsemek: İnsanlar günâhını büyük
gördükçe, Allahü teâlâ onu küçültür, küçük gördükçe de onu büyültür.
Hadis-i şerifte buyuruluyor ki:
"Mümin günâhını başı üzerinde asılı bir
dağ gibi görür ve üzerine yıkılacağından korkar. Münâfık ise onu burnuna konmuş
bir sinek gibi küçük görür, bir fiske ile uçurabileceğini zanneder."
Günâhın küçük veya büyüklüğünü düşünmeden önce
kime karşı işlendiğini hesap etmek gerekmektedir.
İşlediği günâhını başkalarına anlatmak: Böylece
aynı günâhı başkalarının yapmasına sebep olmaktır. Dinleyenlerin böyle bir
günâhı yapmaya niyetleri olmadığı hâlde onları teşvik etmek, aynı günâhı yapmış
olmak demektir. Bir işe sebep olmak onu yapmak demektir. İyi ise iyi, kötü ise
kötüdür.
Örnek alınan, halk arasında itibar gören
kişilerin işlediği günâhlar, küçük de olsa büyüktür: İlim sahibi, hacı ve yaşlı
insanlar diğerlerinin dikkatle takip ettikleri kişilerdir. Onlardan meydana
gelen günâhları başkaları rahatlıkla yapar. Hatta daha büyüğünü işlemekte bir
mahzur görmez.
"O böyle yapıyorsa, ben neden yapmayayım,
kötü olsaydı böyle kıymetli insan onu yapmazdı" diyerek umursamadan,
üzüntü duymadan günâh bataklığına batar.
Allahü teâlânın azabından emin olmaktır:
"Rabbim bana azap vermez, cennetinde bana yer mi yoktur!" diyerek
günâh işlemeye devam etmektir. Cehenneminde de yer çoktur. Fakat onu düşünmez.
Allahü teâlânın rahmetinden ümit kesmektir:
"O kadar çok günâh işledim ki kurtulmam mümkün değildir!" demek başlı
başına büyük günâhtır. Mümine yakışan "Havf ve Reca" ile yaşamaktır.
Günâhı ne kadar çok olursa olsun Rabbinin mağfiretinden ümit kesmemek ve
azabından da emin olmamaktır.
Hazreti
Ali radıyallahü anh çok günâh işleyip de ümidini kaybeden bir adamla
karşılaşır. Ona sorar;
-Niçin böyle çöllerde deli gibi dolaşıyorsun?
O da,
çok günahkâr olduğunu affedilemeyeceğini anlatır. Bunun üzerine Hazreti Ali
"radıyallahü anh" ona şöyle cevap verir:
-Senin
günâhın ne kadar çok olsa da Rabbimizin rahmetinden daha çok olamaz!
(Alıntı)
Comments
Post a Comment